Basına ve kamuoyuna;

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve ortadan kalkması için ülkenin her ferdinin ve kurumunun, hiçbir ayrım gözetmeden elbirliği ile mücadele etmesi ve bu konuda katkıda bulunması gerekirken maalesef ki eril şiddete bir destek de Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nden gelmiştir.

2.  Hukuk Dairesi tarafından verilen bir kararda, özetle “kadının eşine sürekli yalan söylemek suretiyle onun güvenini sarstığı, borçlandığı,   erkeğin ise eşine fiziksel şiddet uyguladığı belirtilerek,  gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerektiği; bu nedenle kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin doğru bulunmadığı” ifade edilerek yerel mahkeme kararı bozulmuştur.

Dünyada ve Türkiye'de kadın hareketinin güçlenmesi ve kadına yönelik şiddetin bir insan hakkı ihlali olduğunun vurgulanmasıyla birlikte ülkemizde ev içi şiddetle mücadele hukukun konusu, devletin de pozitif yükümlülüğü olmuştur.

Karar ile boşanma davalarında kadının durumu ve hakları, yasal erk tarafından korunamaz hale gelmiştir.

Sistemin terazisi erkek lehine kasıtlı olarak bozulmuş ve toplumsal cinsiyet eşitliğine ağır bir darbe vurulmuştur.

Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) ve Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi) ile taahhüt edilen kadına yönelik şiddetin önlenmesi için gerekli yasal önlemleri alma ve uygulama yükümlülüğü, yargı tarafından ortadan kaldırılmıştır.

Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi üyeleri olarak;

-Kadına şiddete toleransımızın sıfır olduğunu, 

-Hiçbir sebebin kadına şiddeti haklı ve meşru gösteremeyeceğini,

-Kadına yönelik şiddet tamamen ortadan kalkmadan bu amaçla sürdürdüğümüz mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha ve yüksek sesle tekrarlıyoruz.

Bizler, kadının insan haklarının yılmaz savunucuları olarak;

Bugüne kadar kadına yönelik şiddetin önlenmesi yönünde olumlu kararlara imza atan ve yol gösteren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nden söz konusu kararı gözden geçirmelerini, “kadına şiddeti destekleyen” kararı bir an önce ortadan kaldırmalarını ve yargının eril şiddetin destekçisi konumuna getirilmemesini diliyoruz.

Saygılarımızla. 14.07.2016

ANKARA BAROSU KADIN HAKLARI MERKEZİ

 
Sicil :
Adı :
Soyadı :