ANKARA BAROSU 

 

Ankara Barosu, “Çocukların 6 yaşında evlenebileceğine” dair açıklama yapan Sosyal Doku Vakfı (SDV) Başkanı Nureddin Yıldız hakkında suç duyurusunda bulundu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusunda, küçük yaşta çocukların evlendirilmesinin ve toplumun çocuk istismarına teşvik edilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek Medeni Kanun’a göre 17 yaşından önce evlenmenin kanunen yasak olduğu hatırlatıldı.Dilekçede şöyle denildi:

 

“Fiziksel ve ruhsal gelişimini tamamlayamayan 6 yaşındaki kız çocuklarının evlendirilebileceğine dair açıklamalar, Medeni Kanun’un evlenme ehliyeti ile ilgili emredici hükümlerine ve çocuk haklarını korumaya yönelik düzenlenmiş olan uluslararası sözleşmelere aykırıdır. Şüpheli, kendince, İslamda nikâha ilişkin yaptığı bu açıklamalarla suç işlemiştir.”

 

 

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

Gönderilmek Üzere

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

 

 

ŞİKAYETÇİ                        :          Ankara Barosu Başkanlığı

                                                     Adliye Sarayı B Blok 5. Kat Sıhhıye/ANKARA

 

VEKİLLERİ                        :   Ihlamur Sokak No:1 Kat:3 Kızılay/ANKARA 

                                                                                 

ŞÜPHELİ                              :  Nureddin YILDIZ-Sosyal Doku Vakfı Başkanı

                                                Kartaltepe Mahallesi 67.Sokak No:24

                                                Bayrampaşa/İstanbul

 

SUÇ                                        :  Suç işlemeye tahrik (TCK214) ve Kanunlara uymamaya tahrik (TCK 217)

 

AÇIKLAMALAR                :

 

1.      Hakkında suç duyurusunda bulunulan Nureddin Yıldız, Sosyal Doku Vakfı Başkanı olarak görev yapmaktadır. Katıldığı bir programda ve  www.youtube.com/watch?v=mo0ykZdTm9o  linki ile internet üzerinden paylaştığı videosunda;

 

“ Evlilikle ilgili şeriatımız İslâmın yaş haddi yoktur. Bu ne demek? Buluğ çağından önce de bir çocuk evlenebilir. Çocuklar arası nikah da yapılabilir. Büyük küçük nikâhı da yapılabilir. Mesela 7 yaşında bir kız çocuğu 25 yaşında bir erkek veya 7 yaşında erkek, 25 yaşında bir kız ile evlenebilirler mi? Nikâhlanabilirler mi diyelim. Nikah evlilikten daha hassas bir ifade. Evet. Nikâhlanmalarında sakınca yoktur. Bütün mezheplere göre, Kuran’a iman eden bütün Müslümanlara göre, -Kuran’a iman kelimesini açacağız biraz sonra-evlilik için bir yaş söz konusu değildir. 10 YAŞINDA, 7 YAŞINDA, 6 YAŞINDA, 78 YAŞINDA YAŞIYORSA 135 YAŞINDA BİR İNSAN EVLENMEYE ADAYDIR. Ne küçük yaşta olduğu için ne büyük yaşta olduğu için nikâha engel yoktur.”şeklinde açıklamalarda bulunmuştur.

2.      Çocuk yaşta yaptırılan evlilikler, ülkemizin en önemli toplumsal sorunlarından biridir.

Sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok yerinde, özellikle de gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde, karşılaşılan bir olgu olan “küçük yaşta evlilik” müessesesi, çocuk yaşta kızların bazen, babası, hatta dedesi yaşındaki adamlarla başlık parası, maddi menfaat karşılığında zorla evlendirilen, evlendirildikleri kendilerinden büyük yaşta bu adamların baskılarına, şiddetine maruz kalmaları, ağır psikolojik ve kalıcı travmalar yaşamaları ve bunların izlerini taşıyan genç kadınlar, “çocuk kadınlar” ortaya çıkarmaktadır.

Maddi ya da manevi çeşitli sebeplerle, daha çocukluklarını yaşayamadan genellikle de kendilerinden yaşça çok büyük olan erkeklerle evlendirilen bu çocuklar, hem büyük bir toplumsal sorun hem de yasaların, uluslararası hukukun ihlalidir.

3.      Bilindiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 124. Maddesinde, evlenme

ehliyeti ve engelleri- ehliyetin koşulları-yaş başlığı altında evlenme yaşı düzenlenmiştir. Bu maddeye göre “erkek veya kadın on yedi yaşını doldurmadıkça evlenemez.”

Türk Medeni Kanunu’na göre en erken evlenme yaşı 17’dir. 17 YAŞINDAN ÖNCE BİREYLERİN EVLENMELERİ KANUNEN YASAKTIR. Türk Medeni Kanunu, evlenmenin şartlarından sadece yaş ile ilgili olanı düzenlemekle kalmamış, evlenecek kişilerin ayrıca ayırt etme gücüne sahip olmasını da zorunlu tutmuştur. (TMK 125)

Uluslararası literatürde de 18 yaş altındaki evlilikler “erken evlilik”, 18 yaş altında evlenen kız çocukları da çocuk yaşta evlenen kişiler olarak tanımlanmaktadır.    

Şüphelinin, fiziksel ve ruhsal gelişimini tamamlayamayan 6 yaşındaki kız çocuklarının evlendirilebileceğine dair açıklamaları, Medeni Kanun’un evlenme ehliyeti ile ilgili emredici hükümlerine ve aşağıda yer verilecek olan ve çocuk haklarını korumaya yönelik düzenlenmiş olan uluslar arası sözleşmelere aykırıdır. Şüpheli, kendince, İslamda nikâha ilişkin yaptığı bu açıklamalarla suç işlemiştir.

4.      Türk Ceza Kanunu’nun 103. Maddesinde; Çocukların Cinsel istismarı düzenlenmiş,

çocuğu cinsel yoldan istismar eden kişinin cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır.

Çocuğun cinsel istismarı olarak tanımlanan bu suç kavramı, Dünya Sağlık Örgütü’nce de “çocuğun sağlığını, fiziksel ve sosyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen bir yetişkin, toplum veya ülke tarafından bilerek ve bilmeyerek yapılan davranışlar” olarak ifade edilmektedir.

Şüphelinin söylemi,  henüz nikahın anlamını ve sonuçlarını kavrayamayacak, bedensel ve zihinsel açıdan gelişimini tamamlamamış çocuklar üzerinde, 103. Maddede belirtilen çocukların cinsel istismarı için teşvik edici mahiyettedir.

Bu anlamda şüphelinin Vakıf Başkanı olarak yapmış olduğu suç duyurusu konusu konuşma, çocukları cinsel olarak istismar eden, ve edecek olan kişiler için cesaret verici, suça teşvik edici niteliktedir.

5.      Türk Ceza Kanunu’nun 214. maddesinde, suç işlemek için alenen tahrikte bulunan

kişinin cezalandırılacağı düzenlenmiştir. Madde metni şöyledir:

          Suç işlemeye tahrik

       Madde 214- (1) Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

         (2) Halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silahlandırarak, birbirini öldürmeye tahrik eden kişi, onbeş yıldan yirmidört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

         (3) Tahrik konusu suçların işlenmesi halinde, tahrik eden kişi, bu suçlara azmettiren sıfatıyla cezalandırılır.

        

Türk Ceza Kanunu’nun 217. Maddesindeise kanunlara uymamaya tahrik;

Kanunlara uymamaya tahrik

Madde 217-(1) “Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” Şeklinde düzenlenmiştir.

ŞÜPHELİNİN SÖYLEMLERİ, TÜRK CEZA KANUNU’NUN 214 VE 217. MADDELERİNDE DÜZENLENEN SUÇ İŞLEMEYE TAHRİK VE KANUNLARA UYMAMAYA TAHRİK KAPSAMINDADIR VE CEZALANDIRILMALIDIR.

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 1. Maddesinde; Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, on sekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

27 Ocak 1995 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren bu sözleşme, Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca Kanun hükmünde olduğundan, herkes için bağlayıcıdır.  

Şüphelinin suç duyurumuza konu teşkil eden sözleri, “çocukla cinsel ilişkiye girmeye tahrik” anlamını taşımakta olduğundan, TCK’nın 214 ve 217. Maddeleri kapsamında değerlendirilmelidir.

6.      5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca

henüz 18 yaşını doldurmamış kişi çocuktur. Çocuk Koruma Kanunun 3.maddesi birinci fıkrasında;

Çocuk terimi;daha erken yaşta ergin olsa bile, onsekiz yaşını doldurmamış kişiyi; bu kapsamda,

1. Korunma ihtiyacı olan çocuk: “Bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal veya istismar edilen ya da suç mağduru çocuğu” ifade etmektedir.

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunukapsamında 18 yaşın altındaki tüm çocuklar bu kanun kapsamında koruma altındadır. Yasanın 4. maddesinde düzenlenen temel ilkeler başlığı altında bu Kanunun uygulanmasında, çocuğun haklarının korunması amacıyla;

a) Çocuğun yaşama, gelişme, korunma ve katılım haklarının güvence altına alınması,

b) Çocuğun yarar ve esenliğinin gözetilmesi,

c) Çocuk ve ailesinin herhangi bir nedenle ayrımcılığa tâbi tutulmaması,

d) Çocuk ve ailesi bilgilendirilmek suretiyle karar sürecine katılımlarının sağlanması,

e) Çocuğun, ailesinin, ilgililerin, kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliği içinde çalışmaları,

f) İnsan haklarına dayalı, adil, etkili ve süratli bir usûl izlenmesi,

g) Soruşturma ve kovuşturma sürecinde çocuğun durumuna uygun özel ihtimam gösterilmesi,

h) Kararların alınmasında ve uygulanmasında, çocuğun yaşına ve gelişimine uygun eğitimini ve öğrenimini, kişiliğini ve toplumsal sorumluluğunu geliştirmesinin desteklenmesi, ilkeleri gözetilir.

BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 1. Maddesi uyarınca;

Bu sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, on sekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır”

7.      BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 8. Maddesi uyarınca;

Taraf Devletler yasanın tanıdığı şekli ile çocuğun kimliğini; tabiiyeti, ismi ve aile bağları dahil, koruma hakkına saygı göstermeyi ve bu konuda yasa dışı müdahalelerde bulunmamayı taahhüt ederler.

Çocuğun kimliğinin unsurlarının bazılarından veya tümünden yasaya aykırı olarak yoksun bırakılması halinde, Taraf Devletler çocuğun kimliğine süratle yeniden kavuşturulması amacıyla gerekli yardım ve korumada bulunurlar. Hükmüne yer vermektedir.

Uluslar arası Anlaşmalar 18 yaşın altında yapılan her türlü evliliğin “erken evlilik , evlendirilen kız çocuklarını “çocuk yaşta evlendirilen kız çocukları” ve bireyin ruhsal ve fiziksel gelişimini tamamlamadan yaptığı evlilikleri de bir nevi “evcilik” olarak tanımlamaktadır. Yine uluslar arası Stratejik araştırmalar Kurumu (USAK) Sosyal Araştırmalar Merkezinin bir araştırmasında erken ve zorla yaptırılan evliliklerin İNSAN HAKLARINI İHLAL etmesinin yanı sıra CİNSEL İSTİSMAR konusu olduğunu da belirtmiştir. Bu hususta BM Çocuk Hakları Sözleşmesi çocukların haklarını korumak, cinsel istismar objesi olmalarının önüne geçmek için düzenleme yapmıştır:

BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 34. Maddesine göre;

Taraf Devletler, Çocuğu her türlü cinsel sömürüye ve cinsel suistimale karşı koruma güvencesi verirler.Bu amaçla Taraf Devletler özellikle:

a) Çocuğun yasadışı bir cinsel faaliyete girişmek üzere kandırılması veya zorlanmasını;

b) Çocukların, fuhuş, ya da diğer yasadışı cinsel faaliyette bulundurularak sömürülmesini;

c) Çocukların pornografik nitelikli gösterilerde ve malzemede kullanılarak sömürülmesini önlemek amacıyla ulusal düzeyde ve ikili ile çok taraflı ilişkilerde gerekli her türlü önlemi alırlar.

BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 35. Maddesinde;

“Taraf Devletler, her ne nedenle ve hangi biçimde olursa olsun, çocukların kaçırılmaları ve  satılmaları veya fuhuşa konu olmalarını önlemek için ulusal düzeyde ve ikili ve çok yanlı ilişkilerde gereken her türlü önlemleri alırlar.”

BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 36. Maddesine göre;

- “Taraf Devletler, esenliğine herhangi bir biçimde zarar verebilecek başka her türlü sömürüye karşı çocuğu korurlar.” Hükümlerine yer vermektedir.

8.    Şüpheli Sosyal Doku Vakfı Başkanı’dır. Açıklamasını internet yoluyla yaparak  alenileştirmiştir. Bu koşullarda, şüphelinin açıklamaları, 6 yaşındaki kız çocuklarının evlendirilmeleri- nikahlandırılmaları gibi yanlış ve sapkın bir anlayışı topluma normal gösterme çabasıdır. Şüphelinin açıklamaları, dini hassasiyetleri yüksek olan toplumu etkilemeye yöneliktir.

9.1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Baroların Kuruluş ve Nitelikleri” başlıklı 76. maddesinde; “Baroların  Avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve            iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak, meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, Avukatların          ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları olduğu” hükme bağlanmıştır.

Avukatlık Kanunu’nun 95. Maddesinin 21. Fıkrasında da “Hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak,korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak “ Baro Yönetim Kurulları’nın görevleri arasında düzenlenmiştir.

          10.         Türkiye Cumhuriyeti Devleti demokratik, laik hukuk devletidir. Laik Hukuk devletinde ise hiçbir zaman herhangi bir dinin kurallarının seküler yaşam biçimine yön vermesi düşünülemez. Şüpheli tarafından yapılan açıklamalar, küçük yaşta çocukların evliliğe konu edilmesi, toplumun çocuk istismarına teşvik edilmesi hukuka aykırıdır. Kanunlara aykırı her fiil gibi şüphelinin açıklamaları için de gerekli soruşturma yapılmalı, kamu davası açılmalı ve cezalandırılmalıdır.     

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ İLKESİ YETİŞKİNLER İÇİN OLDUĞU KADAR ÇOCUKLAR İÇİN DE GEÇERLİ OLMALI, YARGI SÜRECİNİN UNSURLARI, ORANTILILIK. MASUMİYET KARİNESİ, ADİL YARGILANMA HAKKI, HUKUKİ DANIŞMA, MAHKEMELERE ERİŞİM VE ÜST MAHKEMEYE BAŞVURMA HAKKI GİBİ HAKLAR YETİŞKİNLERE OLDUĞU GİBİ ÇOCUKLAR İÇİN DE GÜVENCE ALTINA ALINMALI;  ÇOCUĞUN YÜKSEK MENFAATİ GEREKÇESİYLE, ÇOCUKLARI HEDEF ALAN VE HAKLARINI İHLAL EDEN HER TÜRLÜ YASA DIŞI EYLEM VE İŞLEM TİTİZLİKLE İNCELENMELİ, YARGILAMA KONUSU YAPILMALIDIR.

NETİCE VA TALEP          :Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, yaptığı açıklama ile suç işlemeye ve kanunlara uymamaya alenen tahrikte bulunan şüphelinin eylemine uygun TCK’nun 214. ve 217. maddelerini ihlal ettiği gerekçesiyle gerekli soruşturmanın yapılarak kamu davası açılmasına karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz.

Ankara Barosu Başkanlığı Vekilleri

 

Eki: -Harçlandırılmış vekaletname örneği

                -Yetki belgesi örneği

 

 

 

 

 

 
Sicil :
Adı :
Soyadı :