ANKARA BAROSU

 

KAMUOYUNA DUYURUMUZDUR

16.02.2015

 

Uzunca bir süredir kamuoyunda da tartışılan ve her ne kadar “İç Güvenlik Paketi” olarak anılsa da sıkıyönetim dönemini aratmayacak düzenlemeler içeren yasa değişikliğinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmesine sayılı günler kaldı.

Başta evlatlarının katillerinin cezalandırılmasını isteyen aileler olmak üzere, HES'lere direnen köylüler, halkın haber alma özgürlüğünü savunan gazeteciler, madenlerde, inşaatlarda öldürülen işçiler için isyan edenler, laik eğitim için sokağa çıkan öğretmenler, halkın hakkını savunan avukatlar  karşılarında orantısızşiddeti alışkanlık haline getiren polisi buldu …

Şimdi ise iktidar; halkın yıllarca maruz kaldığı bu saldırıyı yasal kılıfa sokarak, şiddetin dozunu artırma peşindedir. “İç Güvenlik Paketi”, bugüne kadar yaşanan hukuk tanımaz anlayışın bir adım daha ilerisine geçildiğini göstermektedir. Tasarı adeta, “hukuk devleti” yerine kurulmak istenen “polis devletinin” belgesi niteliğindedir.

Evrensel hukuk ilkeleriyle bağdaşmayan bu yasanın asıl amacı, hukuk devletini mülki amir ve polis eliyle bertaraf etmektir.

Düzenlemenin yasalaşması ile birlikte;

Herhangi bir toplantı ve yürüyüşe katılmakla, terörist olarak yargılanabilirsiniz!

Polis, gösteri ve yürüyüşlerde, üç gün çıkmayacak özellikte boyalı su sıkabilir; biber gazından korunmak için yüzünü kapatırsanız 5 yıla kadar hapis cezası ile yargılanabilirsiniz!

Masumiyet karinesi bir kenara atılarak; üzeriniz, aracınız ve eviniz “yargıç kararı olmaksızın” polis tarafından aranabilir, Cumhuriyet Savcısının talimatı olmaksızın, 48 saat gözaltında tutulabilirsiniz!

Yargı denetimi olmaksızın telefonlarınız 48 saat boyunca dinlenebilir!

Hakkınızı aradığınız gösteri yürüyüşüne katıldığınız için polis sizi vurabilir!

VE İKTİDAR BU DÜZENLEMENİN ADINA İÇ GÜVENLİK PAKETİ DİYEBİLİR!

Ayrıca bu düzenleme geçmişe yönelik olarak uygulanacak, devam eden yargılamalarda suç işlemiş olan polisi aklamanın da yolu açılacaktır.

Faşizmin yasallaşmasına karşı çıkmak için avukatlar tarafından İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde başlatılan “Adalet Nöbeti”, Diyarbakır’da yine avukatlar tarafından gerçekleştirilen yürüyüş ile devam etmiştir.

VE ŞİMDİ

Ankara Barosu'nun öncülüğünde, Baro Başkanlarımız ve Türkiye’nin dört bir yanındaki meslektaşlarımızın katılımı ile bu gün burada binlerce avukat cübbelerimizle Meclisin kapısındayız. Ve buradan tüm milletvekillerine Anayasal hak ve özgürlüklere sahip çıkan ve evrensel hukuk kurallarının savunucusu tüm avukatlar bir arada anılan yasanın karşısında olduğumuzu beyan ediyor, İç Güvenlik Paketinin geri çekilmesini ve yapılacak tüm yasal düzenlemelerin öncelikle insan hakları ile bağdaşır nitelikte olması gerektiğini kesin bir kararlılık ve azimle dile getiriyoruz.

Aksi halde mücadelemiz artarak devam edecektir.

Buradan herkese hatırlatmak isteriz ki savunma asla boyun eğmeyecek ve Türkiye’nin tekrardan bir sıkıyönetim altına girmesine asla izin vermeyecektir

GÜN AVUKATLARIN VE BAROLARIN HUKUKSUZLUĞA DİRENME GÜNÜDÜR.

Saygılarımızla.

ANKARA BAROSU 

 

 

 

 

           

 
Sicil :
Adı :
Soyadı :